3_1472888620.jpg

Genellikle bu hastalık stresle ilişkilidir. Bazı endokrin hastalıklarla,göz hastalığının bu rahatsızlığı provake ettiği düşünülmektedir. Bakteriyel, viral veya mantarlara bağlı kimi enfeksiyonlar, özellikle bazal hücreli deri kanserleri, radyasyona maruziyet, yanıklar, kimyasal ilaçlar, sistemik lupus, liken planus ve sarkoidoz ile birlikte olma olasılığı yüksektir.

Alopesia,saçın çekilmesiyle ve saçlı derinin direkt bir travmaya maruz kalmasına da bağlı olarak gelişebilir.Ayrıca uzun süre basınca maruz kalmış kişiler ile (yatalak hasta ve çocuklarda) fön,saç maşası gibi alet kullanan kişilerde de alopesia oluşabilmektedir.

TANI:

Bu hastalığın tanısının konulması kolaydır fakat bazı durumlarda biyopsi gerekebilir. Saçlı deriyi tutan bazı mantarla karışabilir ve en çok karıştığı hastalık saçı çekmeye bağlı oluşan traksiyon alopesisidir.Hatta ender de olsa AIDS le karıştırıldığının bilinmesinde fayda vardır.

TEDAVİ:

Lokal kortikosteroit enjeksiyonu bu hastalık için en sık kullanılan yöntemdir.Hastalığın erken yaşta başlamasıyla tedavide alınacak sonuç ters orantılıdır.Hastalık çocuklarda başladığında tedavisi daha zorken,ileri yaşlarda oluştuğunda tedavisi daha erken ve kolay olmaktadır.Hastalık saçlı deriyle birlikte kaş ve kirpikleri tuttuğunda tedavi şansı azalmaktadır.Tüm vücut kıllarını tutan alopesia universaliste ise tedavi başarısı diğer tüm tiplere göre çok daha düşüktür. Steroitlerin direkt lezyon içine yapılmasının haricinde kas içi yapılması da seçenekler arasındadır.

Minoxidil formları topikal olarak (sürülerek) kullanılıp son yıllarda hastalığın tedavisinde büyük başarı göstermiştir.Cerrahi olarak ise başarılı bir  tedavi yöntemi saç naklidir,bu durumda hastanın çok dikkatli seçilmesi gerekmektedir. Yine bazı hastalara (özellikle aynı bölgede her yıl tekrarlayan alopesia hastaları için) tatuaj (dövme) önerilebilir .

Powered by Bilgeweb